7 Nisan 2016 Perşembe



"HIGH TOUCH"
 "HIGH TECH" e
Karşı
Başlığı açtım açmasına ama baltayı taşa vurdum aslında biliyorum...
High touch, high tech nedir, karşı mı değil mi, yaşam boyu öğrenme ile ilgisi nedir gibi çok haklı sorular gelebilir aklınıza.  
Malum teknolojinin hayatımızı etkilemediği alanı yok gibi.  Bir de medyada sıkça çalışanların yerini robotlar mı alacak, işsizlik artacak mı, geleceğin meslekleri ne olacak, insanlar robotlaşacak, robotlar insanlaşacak mı tartışmaları var.  Hal böyle olunca, dijital dönüşüme nasıl ayak uyduracağız diye pek çok kesim dönüp bir işletmesine, okuluna, üniversitesine bakıyor, tasalanıyor ya, işte bu teknoloji devrimini, "insanı", "öğrenmelerini", "yasam boyu öğrenme" kavramını nasıl etkiler penceresinden görerek, blog'a bu başlıkta digital bir pencere açma cesaretini gösterdim. 
Bu arada, yüksek teknoloji, "high tech"e hepimizin aşina olduğu belli de, "high touch" benim için yeni... Öğrenme konusu ile ilgi derya deniz okuyup dururken rastladım, çok etkilendim ve hatta blog profil resminde yer alan ünlü heykeltraş Rodin'in El Koleksiyonundan olan muhteşem eserini de "high touch" kavramından esinlenerek yerleştirdim.....

High touch, arada bilgisayar olmaksızın insan insana :-) iletişim,  bu tür iletişime dayalı etkileşim ya da insani değerler, karmaşıklık, empati kurabilme kavramlarıyla açıklanan, çok katmanlı bir konu, kişisel dokunma terimi de kullanılıyor galiba.  Eğitim, öğrenme alanında, başarı için iletişim ve kişisel dokunmanın özellikle fark yarattığı düşünülüyor.
"High touch" terimini ilk kez gelecekçilik - fütürist akımın öncüsü, Amerikalı yazar John Naisbitt 1981 tarihli "Megatrends" adlı kitabında  kullanmış.  Bugün tartışılan insan beyni-yapay zeka ikilemini çok veciz bir biçimde özetlemiş sanki kitabında, "insan ne kadar ileri teknolojiye (high tech) sahip olursa, o kadar insani dokunuşa ihtiyaç duyacak” diyor.  İlginçtir, kitabın üzerinden 35 yıl sonra, yine star bir fütürist Prof. Dr. Michio Kaku, yakın zamanda CNN televizyonuna high touch konusunda bir röportaj verir (aşağıdaki linkten dinlemenizi öneririm). Google'ın DeepMind projesinin geliştirdiği AlphaGO programının Go oyununda Güney Koreli oyuncuyu yenmesinin ilgi çekmesi üzerine, röportaj yapılıyor bu arada..., röportajdaki sözlerinden anlaşılıyor ki, bugün Kaku da Naisbitt ile aynı çizgide gibi...diyor ki, "...insanı vazgeçilmez yapacak şey, onu en çok insan yapan tarafı olacak"...  
Velhasıl, yukarıda aktarmaya çalıştığım tablodan benim anladığım, tüm teknolojik gelişmeye karşın   akıl fikir, öğrenme, insani etkileşimin eşsiz ve vazgeçilmez olduğu...
O halde, yapay zekaya, robotlara karşı insanoğlu olarak enseyi karartmayalım :-), ancak yeterince yaratıcı, yenilikçi falan kalabildiğimiz sürece..., eh dananın kuyruğu da burada kopuyor ya...
    
Blog içeriğine dönersem, High Touch, High Tech'e Karşı Köşesinde ne yapmalı ne yazmalı...

Teknolojiden yaralanırken,


diyalog,
müzakere,
problem çözme,
bilişsel esneklik,
yaratıcılık,
duygusal zeka

gibi fütürist Kaku'nun dediği insanı en çok insan yapan

yönler nasıl geliştirilebilir, onun üzerine kafa yorabiliriz diye düşündüm.

Günceli, global olarak trendleri takip etmenin dışında, kızların özellikle bilişim sektörüne girmesi, çocukların kod yazmayı öğrenmesi, Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu alanda yakın zamanda  konuyu müfredata dahil etmesi, genç yaşlı hepimizin, özel ve sosyal hayatlarında sadece bilgisayar karşısında değil çocuk-genç- yaşlı "birlikte öğrenme" ortamları kurma konularında görüşlerimizi paylaşabiliriz..

Görselimiz Yine Rodin'den !

0 yorum :

Yorum Gönderme