World Cleanup Day etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
World Cleanup Day etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Eylül 2018 Cuma

HEM AKILLI HEM DUYARLI BİR GİRİŞİMCİLİK ÖYKÜSÜ... EVREKA RÖPORTAJI



SORU: Resimdeki çöp konteynerinin başındaki kişi ne yapmaya çalışıyor ?

CEVAP: Konteynerin içine yerleştirilen bir sensör*/algılayıcı, konteynerin doluluk seviyesini ölçecek, buradan alınan veri, şehrin diğer bölgelerindeki çöp konteynerlerindeki sensörlerden toplanan doluluk verileriyle birlikte, o gün için "akıllı atık toplama rotası" oluşturmada kullanılacak. Ardından, belediye görevlileri, atık toplama araçlarında direksiyon başına geçtiklerinde, önce navigasyon cihazına gözatıp, algoritma yani teknolojik reçete yardımıyla oluşturulan akıllı, verimli rotayı takip ederek, yalnızca toplanması gerekli konteynerlerde duracak, zaman ve enerji tasarrufu sağlayacak... 

Kulağa fütüristik bir senaryo, dilek gibi gelen bu tasarım, ülkemizde ve dünyada kullanılıyor. Üstelik bu teknolojiyi üretip, dünyanın başka şehirlerinde de hayata geçiren, yurtdışına ihraç etmeyi başaran da, yine ODTÜ Teknokent'ten bir teknoloji şirketi, Evreka...

Memleket olarak karnemizin zayıf olduğu atık ya da günlük dildeki çöp konusunda, "yenilikçilik", "teknoloji" kanadıyla iç açan, umut veren Evraka'nın hikayesini öğrenmek için kurucularından Mert Barutçu ile yaptığım tele, uzaktan söyleşiyi sizlerle paylaşıyorum.

Akıllı atık toplama sistemlerinde uzmanlaşmış, "akıllı şehirler yaratan" Evreka ile yolumun kesişmesinin bir değil, iki sebebi var. Söyleşi öncesi, onu da not düşmek isterim. Birincisi, 2018 yılının başından beri ailemde, işyerinde, sonra da sosyal medyada yaygınlaştırmaya çalıştığım, yürüyüş, koşu, spor esnasında çevredeki çöpleri toplama yani temiz çevre, sağlıklı toplum amaçlı ÇöpFit** hareketi.  ÇöpFit yaklaşımını geliştirmeye çalışırken, sürdürülebilirlik, geridönüşüm, plastik gibi konularda duyarlılığınız, algınız artıyor.  İkincisi, yaşadığımız zamanlarda teknolojijnin hayatın her alanını dönüştürücü etkisini anlamaya, yazmaya çalışırken, görüp öğrendiklerimden etkilenmem. Aslında, teknolojik bozulma, kesilme diye anılan bu olgu ile iklim değişikliğinin etkileri, sürdürülebilirlik konuları gelişmiş ya da gelişmekte olan tüm toplumların ortak meselesi.  Küresel konular.  Kayıtsız kalmak, bihaber olmak mümkün değil.  Hal böyleyken, teknolojinin, büyüyen şehirlere, problemlere nasıl çareler üretebileceği konusunda geçtiğimiz aylarda izlediğim The Economist dergisinin "Teknoloji ile Şehirleri Dönüştürmek - Transforming cities with technology"Filmi***, bu ilişkiyi kavramak bakımından epey faydalı hem de iz bırakıcı oldu.  Film'deki örnekleri çağrıştıran, şehirdeki çöp sorununa yenilikçi, çözüm örneğinin, Ankara'da da geliştirildiğinden haberdar olmak, benim için de bir -Evreka anı oldu, o nedenle bu söyleşiyi yapmak istedim.   


SSK: Atık (çöp) üzerine çalışma fikri nasıl gelişti?

MB. Fikir bir takıntıdan doğdu diyebiliriz. 2014 sonbaharında CEO’muz Umutcan Duman’ın ODTÜ’de atık toplama kamyonlarını izlerken, sürecin ne kadar verimsiz olduğunu fark etmesi üzerine, ODTÜ’den dört mühendis arkadaş, bu sorun üzerine düşünmeye başladık ve buna nasıl bir çözüm üretebileceğimizi düşünürken, sorunun kaynağına inmeye karar verdik.

Mehmet, Berkay, Umutcan ve ben, zaten ODTÜ’den tanışan dört mühendis arkadaştık. Bir anda kendimizi geceleri atık toplama kamyonlarını takip ederken bulduk. Daha sonra Ankara merkez ilçe belediyeleri ve atık toplama şirketleri ile görüştük ve bu analiz sürecinde sorunun sandığımızdan daha büyük ve önemli olduğunu fark ettik.

SSK. Akıllı atık toplama sisteminizin nasıl çalıştığını anlatabilir misiniz. Bir de ne kadar yaygınlaştı, nerelerde uygulanıyor?

MB. Geliştirdiğimiz sensörler ile konteynerlerin doluluk seviyelerini ölçüyor ve şehrin dört bir yanındaki konteynerlerden topladığımız bilgilerle de günlük akıllı toplama rotaları oluşturuyoruz. Bu rotaları, atık toplama araçlarının sürücülerinin kolayca kullanabileceği navigasyon cihazlarına aktarıyor ve bu sayede de sürücülerin, bu verimli rotaları takip etmesini ve yalnızca toplanması gerekli konteynerlerde durmasını sağlıyoruz. Oluşturduğumuz verimli rotalar, zaman ve enerji tasarrufu sağlarken, CO2 emisyonunu düşürmekte ve atık toplama maliyetlerini de %55'e kadar azaltıyor.

Şu anda, Türkiye’de akıllı atık toplama sistemlerinde sektör lideriyiz. Tuzla, Başakşehir, Selçuklu ve Nevşehir Belediyelerinin de aralarında bulunduğu birçok belediyenin atık yönetim süreçlerini daha iyi ve daha az maliyetle yönetmelerine yardımcı oluyoruz. Hali hazırda pazarlarında bulunduğumuz Hindistan, Dubai, Rusya, İsviçre, Almanya, Fransa ve bir ay içerisinde hizmet vermeye başlayacağımız Abu Dhabi, İsrail ve ABD’de de varlığımızı güçlendirmek ve bu ülkelerin arasına Portekiz’i de eklemek istiyoruz.

SSK. Belediyelerin yeni iş yapma usullerine, teknolojiye uyum becerisini nasıl buluyorsunuz?

MB. Bahsettiğim gibi, şimdiye kadar birçok vizyoner belediye ile çalıştık. Birçoğu da teknolojiye umduğumuzdan çok daha sıcak bakıyordu. Biz de, önce sağladığımız eğitimlerle, 7/24 ulaşabildikleri destek hattımızla ve teknik servisimizle, müşterilerimizin bu entegrasyon sürecini sorunsuzca geçirebilmelerini sağlıyoruz. Aslında bu sayede, daha önce teknolojiyle pek de içli dışlı olmamış birçok belediye, kolaylıkla sistemlerimizi benimsedi ve kullanmaya başladı. Şimdilerde ise, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hazırlamış olduğu Sıfır Atık Projesi ile, tüm belediyeler çok daha hızlı aksiyon alıyorlar.

SSK. Hızlı kentleşme, şehirlerin kapasitesinin çok üzerinde yaşam alanlarına dönüşmesi ile yalnız ülkemizde değil dünyada da çöp, plastik, katı atıkların geri kazanılması büyük bir sorun haline dönüştü. Sıfır atık, daha baştan sorumlu tüketim, paylaşma ekonomisi gibi yaklaşımlara tanık oluyoruz. Nesnelerin interneti teknolojisi ile geliştirdiğiniz akıllı atık toplama sisteminin yanısıra atık yönetimi alanında halihazırda ya da gelecekte teknolojinin bu alana katkıları hakkında neler söyleyebilirsiniz.

MB. Sizin de söylediğiniz gibi, çok tüketirken az üretiyor ve içinde bulunduğumuz doğada bıraktığımız etkileri çok az düşünüyoruz. Ürettiğimiz atıkların toplanması bile doğada daha fazla atık üretilmesine sebep oluyor. Teknoloji, bu noktada ekolojik tahribatımızı minimuma indirmek ve sürdürülebilirliği sağlamak için çözümlere zorunlu olarak dahil edilmesi gereken bir araç. Vatandaşa erişebilmek, onların talep ve geri bildirimlerini anında alabilmek artık teknoloji yoluyla çok daha mümkün. Bu sayede de, sorunlara daha hızlı yanıt verilebiliyor ve verimlilik artırılabiliyor.

SKK. Birlikte çalıştığınız belediyeler, atık toplama sistemlerinden gelebilecek ne türlü talep ve geri bildirimler sistemi daha iyi hale getirebilir ?

MB. Aslında sistemimiz tamamen kullanıcı deneyimi odaklı. Dolayısıyla, müşterilerimizin sistemden beklentileri ve önerileri, onlar için en doğru hizmeti sağlamamız yolunda en önemli faktörler. Örneğin, her belediyenin ekipmanları, atık toplamaya ayırabildiği kaynaklar, sistemimizi kullanma şekilleri değişiyor. Dolayısıyla, ancak onlardan sık sık geri bildirim alarak onlar için kusursuz bir hizmet sağlayabiliyoruz. Bu sebeple de, 7/24 ulaşılabilir olmaya ve onlarla sık sık iletişim kurmaya çok önem veriyoruz.

SSK. Geçen yıl start-up, sosyal girişimcilik ödülleri aldınız. Ülkemizdeki girişimcilik ortamı, kültürü hakkında ne söylemek istersiniz? En çok hangi alanlarda sıkıntı yaşanıyor ya da fırsatların olduğunu düşünüyorsunuz.

MB. Türkiye ekonomik olarak çok büyük bir ülke. Girişimcilik ekosistemi de bu oranda bir hayli büyük. Bu durum beraberinde avantaj ve dezavantajlar getiriyor. Büyük bir ekonominin ve kültürel zenginliğin olması elbette beraberinde büyük ticari fırsatlar getiriyor. Fakat bir yandan da çok yerel odaklı düşünmeye sevk ediyor girişimleri. Yurtdışında özellikle de Avrupa’da genellikle nüfuslar, ülke ekonomileri ve kültürler, daha ilk günden global fikirler doğurma çabasına itiyor bireyleri. Ülkemizdeki genç yeteneklerin de bu bilinçle çalışması, hedeflerini her zaman en yükseğe koymaları gerektiğini düşünüyorum.

SSK. Yenilikçi fikirlere dayalı bir sektördesiniz, birlikte çalışacağınız insanları seçerken, neye dikkat ediyorsunuz?

MB. Araştırmacı bir kişiliğe sahip olmaları aradığımız en önemli özelliklerden biri. Sektördeki son gelişmeleri, yenilikleri ve trendleri takip ediyor olmalılar. Öğrenmeyi seviyor, kendini ve ekibimizi geliştirebiliyor olmalılar. Tabii, yarattığımız bir şirket kültürü var; birlikte çalışacağımız kişilerin Evreka ekibine uygun olması çok önemli. Buna ek olarak, ekibimizdeki herkes daha temiz, daha yeşil ve daha sürdürülebilir bir dünya yaratabilmek için çalışıyor. Dolayısıyla bizimle çalışacak kişilerin farkındalığının yüksek olmasını bekliyoruz. Çevresine karşı duyarsız olmayan ve herkes için daha güzel bir gelecek bırakmak isteyen takım arkadaşları arıyoruz.

SSK. Evraka’nın değerlerine değinmişken sürdürülebilirlik, çevre duyarlılığı konusunda içerik hazırlayan Sıfır Atık websitesiniz (www.sifiratik.co) öğrenme, farkındalık, yenilikleri takip etmek için çok faydalı. Bu çabanız hakkında ne söylemek istersiniz.

MB. Sıfır Atık, aslında Evreka tarafından kurulmuş bir danışmanlık şirketi. Sıfır Atık olarak amacımız, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın başlattığı Sıfır Atık Projesi kapsamında, kamu kuruluşları, belediyeler, sağlık kuruluşları, terminaller, eğitim kurumları, askeri tesisler ve AVM’ler başta olmak üzere diğer firma ve işletmelere proje süreci içerisinde ve sonrasında destek olmak.

Bu doğrultuda, uçtan uca çözüm öneriyor, gerekli teknik ekipmanları sağlıyor, proje ile ilgili alan ve etüt çalışmaları yapıyor, bireysel eğitim setleri ve çalışanlara verilen kurslar ile eğitim desteği oluşturuyoruz.

Tabii bunların yanında, bireylerde bir değişim yaratabilmek de, kendimize edindiğimiz en önemli misyonlardan. Dolayısıyla, Sıfır Atık blogumuzda her gün, okuyucularımıza sıfır atık konusunda bilgilenebilecekleri içerikler üretiyoruz. Herkese de yazılarımızı takip etmelerini tavsiye ediyorum. Tek bir tüketim alışkanlığınızdaki değişikliğin, dünyamız için ne derece fark yaratabileceğini öğrendiğinizde çok şaşırıyorsunuz.

SSK. Son olarak sizinki gibi başarı hikayelerine öykünerek çalışma yaşamına atılacak gençlere tavsiyeniz ne olur.

MB. Gençlere tavsiyem olabildiğince gözlem yapmaları. Gözlem, araştırmayı getirir, araştırma bilgiyi ve bilgi de farkındalığı. Bu şekilde olası kötü deneyimlerden kaçınabilirler. Bir taraftan da hep akıllarında bulundurmaları gereken bir konu, hayata başlangıç döneminde hata yapmak diye bir şey olamaz. Bu deneyimler sadece gelecekte elde edeceklerimiz için bir yatırımdır. Bu nedenle, korkmadan, cesurca, gözleme dayalı deneyimlerini yaşamakta özgür olmalarını tavsiye ederim.

SSK Teşekkür ederim.

***

Akıllı şehirler kurmak, teknoloji geliştirmek bir yana, insanların da bu teknolojiyi kullanacak beceri donanım ve duyarlılığa sahip olması ile puzzle tamamlanıyor anladığım kadarıyla.  Birleşmiş Milletler'in 150 ülkede aynı günde gönüllü çevre temizliği yapma çağrısını da, bu duyarlılığı besleyen bir girişim olarak görmek lazım belki.

15 Eylül 2018 Dünya Temizlik Günü (https://www.worldcleanupday.org/) için Evreka ve ÇöpFit'in Nallıhan Kuş Cenneti'nde ve Kızılcahamam Soğuksu Milli Parkı'ndaki etkinlik duyuruları...






* Sensör: İnsanların yerine çevremizdeki fiziksel ortam (sıcaklık, basınç, uzaklık vb.) değişikliklerini algılayan cihazlara “sensör” denir. Bir diğer adı da algılayıcılar yani duyargalardır. Fiziksel ortamla elektrik – elektronik cihazları birbirine bağlayan bir köprü görevi görürler. İlk olarak 1987 yılında “Steinel” tarafından kullanılan sensörün 1987 yılındaki üretilme amacı aydınlatmaydı. Şu an ise sensörler bize enerji harcatmamak için birçok problemin üstesinden çabucak geliyor. 

** http://yasamboyuogreniyorum.blogspot.com/2018/04/plogging-mi-copfit-te-olur.html

*** Dünyanın dijital sinir sistemi de denilebilecek sensörlerle yaşanan değişimi anlatan "Teknoloji ile Şehirleri Dönüştürmek - Transforming cities with technology" filminden örnekleri, dakikaları ile aşağıda meraklılarına yazıyorum.


1.29. Güney Kore'nin başkenti Seul'de, toplanan anlık verilerle şehrin tüm ulaşım ağı takip ediliyor ve kullanıcılarla devamlı paylaşılıyor.  Sadece ulaşım değil, meyve sebze fiyatları, evine kiracı arayanlar neredeyse herşey... veriler toplanıp, paylaşılıyor.

8.16 Kenya'nın başkenti Nairobi'de, bir startup firma, anlık bilgi ile şehirdeki hasta ve ambulans kaynağını eşleştirerek, olmayan merkezi ambulans koordinasyon sistemini kuruyor.

12.10 Boston, ABD'de, MIT Senseable City Lab, problemleri ortaya çıkmadan öngörme gibi yenilikçilik'te başka bir seviyeyi tanımlıyor.  Geliştirdikleri Robot Luigi ile şehir kanalizasyonlarından topladıkları örnekleri ayrıştırarak, elde ettikleri veri ile halk sağlığı için ilaç kullanım alışkanlıkları gibi muhtemel sorunları öngörüp, bu bilgileri ilgili kurumlarla paylaşıyor.

16.54  Boston, ABD'de şehri dolaşan çöp kamyonlarındaki ısı ve nem sensörleri, termal kameralar ile toplanan çevresel veriler ile binaların enerji verimliliği, hava kalitesi kontrol ediliyor.


10 Nisan 2018 Salı

"PLOGGING" mi ??? "ÇÖPFit" te Olur




Sağlık için yürüyüp koşarken, temiz bir çevreye katkıda bulunayım, hatta bu arada arkadaşlarımla görüşeyim isteyenlere yine İskandinavya'dan Dünya'ya yayılan bir akım yetişti, "PLOGGING" (biz kendi aramızda ÇÖPFit diyoruz :-)

Plogging, yalnız ya da gruplar halinde yürürken, koşarken, elinizdeki poşete civarda gördüğünüz çöpleri toplama anlamına geliyor.  İsveççe çöp toplamak olan plokka kelimesi ile yavaş koşu, jogging'den türetilen bir sözcük.  2016 yılında İsveç'te başlayan akım geçen yıldan beri dalga dalga yayılıyor. 

Merak edenlere çeşitli ülkelerden spor yaparken çöp toplama videoları 

https://www.youtube.com/watch?v=LQ7ygXJ26Zs
https://www.youtube.com/watch?v=71xqaqyoOAk
https://www.youtube.com/watch?v=OIoC3V650HA
https://www.youtube.com/watch?v=_hP84iZ1QH4

Hareket ve doğaya olan sevgim nedeniyle duyar duymaz heyecan duyduğum bir konu oldu. Sağlık, çevre birkaç konuyu yaratıcı bir şekilde birleştirmek, biraya getirmek, tam modern zamanların icadı diye düşündüm. Bir de yıllar önce, radyoda dinlediğim Sabancı Holding'in yönetim kurulu başkanı, sevilen işadamı rahmetli Sakıp Sabancı'nın bir röportajında bahsettiği anısı aklıma geldi.  İşlerinin yoğunluğu nedeniyle spora zaman ayıramayan Sabancı'ya doktoru işyerinde kibrit kutularındaki çöpleri yere boşaltmasını, ardından eğilip kalkıp toplamasını önerir...  Bir tür çöp toplama işte.

 Son birkaç haftadır ailecek, genç yaşlı demeden ve de özellikle çocuklarla birlikte, iş arkadaşlarımla deneyimleme fırsatımız oldu ÇÖPFit'i.  Yaptığımız işi arkadaş sohbetlerinde, sosyal medyada paylaştığımda ise herkesin konuya ne kadar duyarlı ve açık olduğunu gördüm. 




Sağlık için sporun, her türlü hareketin önemine ikna olduk adımlarımızı sayıyoruz ya, kullanıcılarının yaptığı sporu takip edip yakılan kalorileri hesaplayan Lifesum isimli sağlık fitness uygulaması plogging/ÇÖPFit'i de programına almış.

Çöp toplayarak yapılan spor ile kalori yakmak, düz yürümek ya da koşuya göre daha verimliymiş. Zira eğilip, kalkıp, uzanıp, toplayarak daha çok çalıştırıyorsunuz kaslarınızı.  (Yarım saat plogging ortalama 288 kalori - Yarım saat yavaş koşu, jogging ile 235 kalori yakılıyormuş.)*


 Bedensel sağlığa faydasının yanısıra küçük te olsa çevreme bir faydam dokunuyor diye insanı iyi de hissetiriyor.  Grupça yapıldığında ise ayrı bir sinerji, olumlu enerji oluşuyor. Çocuklar bile şikayet etmeden hemen uyum sağlayıp, işi oyuna çevirebiliyorlar.

Plogging'in bu kadar tutması şaşırtıcı değil aslında.  Günümüz insanı dünyanın neresinde olursa olsun, daha az hareket ediyor, yalnızlaşıyor, çöp, plastik yığınları, hava kirliliği gibi gün geçtikçe ağırlaşan çevre sorunları ile boğuşuyor.  

İşin "çöp" kısmı ülkemizde sorundan öte "toplumsal yara" boyutunda.  Geri dönüşüme  gelene kadar, köyde, kentte, parkta, sokakta, plajda çöpümüzü çöp  tenekelerine ulaştırma sorunumuz var... "Temizlik imandan gelir", "Türkiye'ni temiz tut yeşili koru" düsturları ile büyürken neden sonuç böyle oluyor düşündürücü.   

Tarihi ve doğal zenginlik, çeşitlilik yönünden bu kadar bereketli topraklarda olup, bunca hoyrat muamele ile memlekete yazık oluyor... Herkes şikayetçi...  Hatta Türkiye'ye yerleşmiş, dilimizi öğrenmiş yabancıların hayretler içinde çektikleri videolar var... üzücü gerçekten.

https://www.youtube.com/watch?v=MGwmepSH9GM

Halihazırda, kişisel ya da kurumsal çatı altında çöp konusunda çalışanlar, Çevre Bakanlığı'nın yeni sıfır atık projesi gibi kamu girişimleri var mutlaka.  Yine misal doğa yürüyüşçüleri arasında dağda bayırda görülen plastik atıklar toplanıp çantaya atılır, doğada yalnız ayak izlerini bırakmaktır ölçü ("leave only your footprints")  

Diğer taraftan, atılan çöpü toplamakla çöp sorununun kökten çözülemeyeceği, şehirlerde belediyenin zaten çöpü toplayacağı gibi düşünceler de insanın aklından geçebilir haklı olarak.  Canlıların (yalnızca insan değil) birbirleri ve çevreleri ile ilişkilerini inceleyen ekoloji bilimi hakkında okunabilecek en keyifli kitaplardan biri olan Sargun A. Tont'un "Sulak Bir Gezegen'den Öyküler kitabında çevre sorunlarını daha baştan çözmek ile ilgili çarpıcı tespitini burada paylaşmak istiyorum.

"... Neden mabetler bir toplumun en temiz, en bakımlı yerleridir.  Sokakları tozdan ve pislikten geçilmeyen yerlerde bile neden evlerin içi pırıl pırıldır? Bütün bunlar mabetlerimizi ve evlerimizi nasıl algıladığımız ile ilgilidir, tabii.  Şimdi o sokağı kirleten bir kişiyi yaptığı işin kendi evini diğer 10 milyar insan ile paylaştığı dünya evini kirlettiğini veya yaptığı hareketin bütün sağlık sorunları ötesinde bir ahlaksızlık olduğu konusunda ikna edebilirseniz işte o zaman kirlenme sorunları daha ortaya çıkmadan önlenir.  Bu yazarın da katıldığı bir düşünce ekolüne göre, bugün karşı karşıya kaldığımız birçok çevre sorununun kökeninde doğa sevgi ve saygısının yeteri kadar gelişmemiş olması yatıyor."

Toplumsal zihin yani kültürün değişmesi kolay değil elbet. Ancak öyle bir çağda yaşıyoruz ki, teknoloji sayesinde artan iletişim kanalları ile insanların bulundukları ağ içinde bu bağlantısallıktan etkilendiği, bireyin daha güçlendiği yeni bir yaşam anlayışı gelişiyor.  Bu nedenle, Plogging/ÇÖPFit gibi toplum içinde görünür faaliyetlerle çevre duyarlılığı geliştiren etkinliklerin eskiye göre daha erişilebilir olması nedeniyle başarı şansı olabilir.  

Çocuk olsun yetişkin olsun  model alarak, taklit ederek öğreniyoruz. Birilerinin küçük çabaların peşine düşerek idealist davranması, bir diğerinin içinde taşıdığı hassasiyeti besleyebilir, cesaretlendirebilir. Ya da en kötü ihtimal, çöp atacak kişiyi bir daha düşündürür belki.  Çaresizlik, kızgınlıktansa, çözümün parçası olmayı seçebiliriz.

Bu düşüncelerle birkaç arkadaş 14 Nisan 2018, saat 16.00 -18.00'de Ankara Seğmenler Parkı'nda, aynı duyarlılığı paylaşan herkese açık bir çöp toplama/spor buluşması düzenlemeye karar verdik.

Etkinliğimizi ÇÖPFit isimli Facebook sayfamızda da takip edebilirsiniz.

güzel bir haiku ile bitirelim. 


Bazı insanlara göre
Bizlerin hiç "aklı" yokmuş
Ama bizim kulaklarımız var
Biz rüzgarı dinleriz 
Çam ağaçları arasında  

Japon Şair Muneyuki-kyo 



https://www.independent.co.uk/life-style/plogging-sweden-rubbish-garbage-litter-exercise-health-workout-a8278656.html